|
MAKALE >> KritİK: Dile benden ne dilersen… İki eÄŸitmen arkadaÅŸ oturmuÅŸuz oradan buradan sohbet ediyoruz. Yok, öyle memleketi falan kurtarmıyoruz aslında. Laf lafı açtı ve arkadaşım gördüğü rüyadan söz etti. Rüyasında bir melek, üç dileÄŸini sormuÅŸ. Anlattığına göre ise arkadaşımız bu üç dileÄŸi bulmakta oldukça zorlanmış, kan ter içinde ve henüz dilekleri bulamadan uyanmış. Artık kendini boÅŸluÄŸa düşerken görmüş mü bilemiyorum ama galiba boÅŸa düşmüş. O bunları anlatadursun birkaç gün önce bulunduÄŸum baÅŸka bir mecliste bir hikaye anlatılıyor; bir zatı muhterem devletin ileri gelenlerine olan yakınlığından söz ediyor. Üstelik bunun ne kadar kıymetli ve ayrıcalıklı bir durum olduÄŸunun da altını çizerek. Anlatılana göre, bu muhterem kiÅŸi, devletten ne beklerse oluyormuÅŸ. Neye ihtiyacı var ise bir lafına bakarmış. İsteklerini bildirdiÄŸinde ya bir yasa ya da bir kararname haline geliyormuÅŸ (oh ne ala…) Bakıyorum da kılık kıyafet yerinde, altında da hatırı sayılır bir araba. Ama ne iÅŸ yaptığını tam olarak anlatamadı bize nedense. Muhabbet ilerliyor ve bu arkadaÅŸ saÄŸa sola ne isterseniz söyleyin ben hallettirivereyim ÅŸeklinde kıyaklar sunuyor. Ortamdakiler de biraz ÅŸaka biraz ciddi bazı isteklerde bulunuyorlar. Vee en sonunda sıra bana da geliyor. Bana da diyor ki söyle aÄŸabey sen ne istersin, hemen yasalaÅŸtıralım. Ne yalan söyleyeyim, olayın gerçek olmadığını düşünmeme raÄŸmen biraz heyecanlanmadım diyemem. İnsanın eline böyle fırsat kaç kere geçer dimi ama. Düşündüm, düşündüm ve yine düşündüm. Aradım taradım ve diÅŸe dokunur bir ÅŸey bulamadım. Test sınavında ÅŸansını deneyen ve şıklardan birini atan öğrenci gibi, sürenin azaldığını da hissetmenin paniÄŸi ile, Fenerbahçe ÅŸampiyonlar ligini alsın deyiverdim J BaÅŸta bu muhterem olmak üzere herkes kahkahalara boÄŸuldu, hatta kimse bu talebi ciddiye bile almadı. Dahası ÅŸaka zannettiler oysa ben çok ciddiydim. Bu iki hikayeyi birlikte ele aldığımızda ne görürüz? Öncelikle bu memlekette kolay yoldan iÅŸini görmenin yaygın ve tercih edilen bir durum olduÄŸunu. Sanırım ki bu kadar çok seviyesiz ve içi boÅŸ yarışma programı ve üstelik bu denli izlenme oranı bundan olsa gerek. BaÅŸka ne görürüz; benim gibi hazıra alışkanlığı olmayanların aniden sorulduÄŸunda dilek bile bulmakta zorlandıklarını. Kendi kiÅŸisel çıkarlarını düşünebilmeleri konusundaki vizyonsuzluklarını. Bizi öyle büyüttüler ki (Allahtan hepsine rahmet), bir ÅŸey istemekle olmaz. Dilek ile hedef farklı ÅŸeylerdir. Dilek içi boÅŸ bir temenniden öte deÄŸildir. Oysa hedef öyle mi ya? Hedef için çalışmak, planlama yapmak, mücadele etmek, fedakarlık etmek ve katlanmak gereklidir. Dahası gerçekleÅŸmediÄŸinde de yılmamak tekrar baÅŸlayabilmek gerekir. Tekrar tekrar baÅŸlayabilecek enerji, cesaret ve motivasyon gerekir. Bizim çocukluÄŸumuzda bir ÅŸey istemenin bir yolu yordamı ve adabı var dı. Belki de memur çocuÄŸu olduÄŸumuzdan; bir ayakkabı istediÄŸimizde bile onu kuru kuruya istemezdik. ÖrneÄŸin paramız olduÄŸunda alınabilir mi , gidilebilir mi, yapılabilir mi…gibi. Åžimdiki çocuklar nasıl büyütülüyor. Bunu istiyorum, bunu da ve hatta bunu da. Ne yaparsam ne olur, nasıl hak ederim. Karşılığında ne yapmalıyım. Ya da ben bunu isterken kimlerin neleri yok, bunun yerine neler yapılabilir… Maalesef yeni sözlüklerde bunlardan eser yok. Ne mi yapmalıyız? İşte bu zor soru. Galiba yetiÅŸtirdiklerimize (sadece çocuklarımızdan söz etmiyorum), her türlü model olduklarımıza, kazanmanın ve elde etmenin bedelini anlatabilmeliyiz. Bu yolculuÄŸun zorluklarla dolu olduÄŸunu anlatmalıyız. Bu zorlukların ise bir o kadar da haz ve keyif verdiÄŸini gösterebilmeliyiz. Bunları yapabilirsek sanırım bahsettiÄŸimiz muhterem zatlar üremez ve türemezler. Onlara gereksinimimiz kalmaz. Elde ettiklerimiz gerçekten bizim hak ettiklerimiz olur. Bunları yapmazsak mı? O zaman muhterem gibilerin etrafında kalabalıklar oluÅŸur, herkes kolay yoldan köşe arar, kazanmakla çalışmanın baÄŸlantısı kopar, koparılır. Böyle yaparsak lambalardan çıkan cin, masal olmaktan çıkar ama korkarım hiçbir zaman da gerçek olmaz, olamaz. Buna raÄŸmen, yeni yetiÅŸenler, okÅŸadıkları lambadan çıkan cini bekler dururlar. Bu cinin bir gün lambasından çıkarak onlara sormasını beklerler, Dile Benden Ne Dilersen… Öğr. Gör. Erim HISIM MSGS Üniversitesi
|
Makale Başlıkları
|