|
MAKALE >> KritİK: Ufkun Neyse Osun Aslında… Bu kez biraz ufuktan ve bizlere etkilerinden söz etmek istiyorum. Sözlüklerde bizim anladığımız manada “Ufku geniÅŸ olmak” karşılığı olarak, İleriyi görebilen, bakış açısı geniÅŸ olan (kimse) biçiminde yer almakta. Yani anlaşılıyor ki bu mesele öncelikli olarak geniÅŸ bir bakış açısı demek. Hal böyle olunca durumun ne kadar önemli bir gereklilik olduÄŸu çok daha net ortaya çıkıyor aslında. Ben deniz daha küçücük bir çocukken ne olmak isterdim bilir misiniz? Nereden bileceksiniz? Gelin ben deyivereyim. Sıkı durun; 1- Sucu 2- Kömürcü Bu gün bile seneler önce eve gelen sucunun kol ve bacak hareketleri, mimikleri, ÅŸiÅŸenin biçimi ve ebadı gözlerimin önündedir. Hatta suyun ÅŸiÅŸeden dökülüş sesini kulaklarımda duyduÄŸum gibi, taklidini bile yapabilirim. Merak edenler arayıp benden duyabilirler:) O zaman çocukluÄŸumun Ankara’sında doÄŸal gaz elbette yok ve bizler yoÄŸun bir biçimde kömür kullanmaktayız. Bu durumda binamıza doÄŸal olarak çok sık kömürcü ziyaretleri gerçekleÅŸmekte. Allahtan teknoloji var da kömür damperli kamyonlarla apartmanlarımıza kadar ulaÅŸmakta:) Ancak iÅŸin bundan sonraki kısmı tabi ki kapıcımız Mahmut abiye düşmekte. O damperli kamyonun on dakikada boÅŸalttığı kömürü Mahmut abi günlerce elinde kürek kömürlüğümüze atar ve atar. Hava ılıksa balkondan yok deÄŸilse sekize benzeyen beden hareketleri ile pencereden kendisini seyrederdim. Küçük bir hatırlatma; o yıllarda bilgisayarımız, Play stationumuz, Facebook, MSN, Nintendo, Wii, … gibi oyuncaklarımız yok elbette. Tam olarak söylemek gerekirse benim iki önemli oyuncağım var aslında. 1- BoÅŸalan ilaç kutuları 2- Bakkal artığı karton kutular Dolayısı ile üzerinde zaman geçirdiÄŸimiz bizi meÅŸgul eden ÅŸeyler oldukça sınırlı. O kadar sınırlı ki beklide bizi dışarıya baÄŸlayan tek kaynak olan sucu ve kömürcü, düşüncelerimizde çok önemli bir paya sahip. Sora biraz büyüyor önce orta okula ( ki bugün ilk öğretim deniyor ona) ve sonra liseye doÄŸru yol alıyoruz. Bu arada SBS, OKS, … gibi üç harfli can sıkıcı sistemler henüz keÅŸfedilmemiÅŸ Allahtan:) Derken lise ikinci sınıfta karşımıza bir problem çıkıyor. Hangi ÅŸubede okumak istiyoruz, Fen mi? Edebiyat mı? Al başına belayı. Yol gösteren yok, onu ya da bunu seçersek ne olacağını anlatan hatta tam olarak bilen dahi yok. Belki de tarih ve coÄŸrafyaya olan mesafemizden Fen ÅŸubesini seçiyoruz. Ama okul yönetimi bize edebiyat ÅŸubesini öneriyor. Öğretmen olan eniÅŸtem okuldan bunun sebebine iliÅŸki içi dolu bir açıklama alamıyor. Galiba biraz da inatla fen okuyoruz. O kadar inat ki bu hızımızı alamayıp baÅŸka bir üş harfli bela sonucunda (ÖSS) Fen Fakültesini kazanıyoruz. Bu aÅŸamada da bize kimse yol göstermiyor, bu yol nereye varır demiyor, diyemiyor. Henüz kariyer kelimesi literatürde yok (ben ilk kez seneler sonra duymuÅŸtum bu kelimeyi). Ama dünya ne komik ki beklide yaÅŸamımın çok önemli bir bölümünü kariyer ve kariyer yapmak isteyenler için geçirmekteyim. Anlayacağınız, benim sucu ya da kömürcü olmamam biraz kendi mücadelem ve belki de biraz ÅŸansa baÄŸlı olmuÅŸ. Bu gün bu iÅŸler nasıl oluyor ve dahası yarın nasıl olacak? Kariyerimizin her aÅŸamasında ufkumuzu geniÅŸ tutmak zorundayız. Çok şükür bunun için bu gün kurumlar, organizasyonlar, danışmanlar ve modeller var önümüzde. Ufkumuz ne kadar geniÅŸ ise o kadar o olma yolunda ilerleyebilme potansiyeli oluÅŸturabilme yetisine sahip olacağız. JR Hısım, geçenlerde Endüstri Mühendisi olacağım baba dedi. Ben çok ciddiye almama raÄŸmen sordum. Neden? Çünkü onlar insanların hayatını kolaylaÅŸtırıyorlar. Åžaşırmıştım ve heyecanlanmıştım, bunu nereden bildiÄŸini sorduÄŸumda aldığım yanıt daha ÅŸaşırtıcıydı; -internet diye bir ÅŸey var oÄŸlum:) İşte ufku geniÅŸ olmak için minik, komik ve etkileyici bir örnek. Bakalım yıllar ona ve ufkuna neler katacak… 1920 yada 30 larda Amerikalı çocukların uzay oyuncakları ile oynadıkları ve zaman geçirdiklerini biliyoruz. Seneler sonra uzaya ilk araç gönderen ve aya ilk inende Amerikalılar oldu bildiÄŸimiz gibi. Düşünmek lazım acaba bu uzaya seyahatin ilk yolcularının Amerikalılar olması rastlantımıdır yoksa Amerikalı çocukların geniÅŸletilmiÅŸ ufuklarımı? Öğr. Gör. Erim HISIM MSGS Üniversitesi |
Makale Başlıkları
|