MAKALE >> İnsan Kaynakları ve Eğitim

İnsan kaynakları yönetimi basit tanımıyla şirketlerin ihtiyacı olan personelin seçilmesi, personelin verimliliğinin ve memnuniyetinin artırılması ve buna bağlı olarak da iş süreçlerinin sorunsuz devam edebilmesini sağlamak anlamına gelmektedir.

İlk kez 1890’lı yıllarda ortaya çıkan insan kaynakları kavramı, o zamanki çalışma biçimiyle personel yönetimi, uzun yıllar, işe alma, işten çıkarma, maaş yönetimi, bordrolama, işe uygun personelin bulunması gibi yönetim işlevlerini yerine getirirken günümüzde bu kavrama çok daha farklı, psikolojik anlamlar yüklenmiştir.

Geçmişte insan kaynakları departmanının öneminin farkına varmayan yöneticiler bugün bu kavramın, şirketlerini geleceği için taşıdığı hayati önemin farkındadırlar. İşe alınan eleman şirketin başarısını olumlu ya da olumsuz doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle insan kaynakları departmanı açık pozisyonların gerektirdiği niteliklere sahip elemanları bulmanın ve gerekli ücretlendirmeyi yapmanın yanı sıra bulunan elemanın istek ve ihtiyaçları ile kurumun bu ihtiyaçlara ne ölçüde cevap verebileceği, gerekli niteliklere sahip olsa da kurum kültürüne kişinin ne derecede uyum sağlayabileceği, kişinin psikolojik ve fiziki durumunun kurum ile ne kadar uyumlu olabileceği gibi konularda da ciddi analizlerde bulunup doğru elemanın doğru işe kazandırılmasını görevleri arasına eklemiştir. Bir kurumda insan kaynakları departmanının başarısının temel ölçütleri olarak pozisyon ile personelin uyumu, ik departmanının bu uyumun analizini yapabilir yetkinlikte olması ve bu uyumu analiz edebilmesi ve sonucunda ortaya çıkan verim şeklinde sıralanabilir.

Şirketlerde verimliliği artırmak için doğru işe doğru elemanın getirilmesi olmazsa olmaz ilk şarttır, fakat hangi sektörde olursa olsun ve hatta hayatın her sahasında, yenilikleri takip etmek, kalite ve verimliliği arttırmak için eğitim vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Bu anlamda kişinin verimli olabilmesinin etkenlerinden biri de mesleki yeterliliğidir. Kişilerin mesleki yeterlilikleri ise eğitimle tamamlanabilecek bir unsurdur. Kişiler eğitimlerini aldıkları mesleklerinde sürekli eğitime ve gelişime açık olmalıdır ve kurum, çalışanlarının yetkinliklerini ve birikimlerini yaşanan gelişmelere, yeniliklere göre bir anlamda güncellemelidir. Yaşanan teknolojik değişimler ve iş yapış biçimlerindeki yenilikler
neticesinde çalışanların yeni teknolojilerle ve yöntemlerle çalışma uyumunun kazandırılması, iş görenlerin gelecekte üstlenebilecekleri görevlere hazırlanması gereklidir. Bu şekilde şirketlerin eğitime verdikleri önem, çalışanların kendilerine değer verildiğini hissetmeleri, bilgi seviyesinin, dolayısıyla vizyonun gelişmesi, şirketin imajının artması ve personel alımında adaylar için tercih sebebi olması gibi faydaları da beraberinde getirir ve bu durum da çalışanların performanslarını önemli ölçüde etkiler.

Unutmamak gerekir ki başarılı bir şirket mutlu çalışanlar sayesinde gerçekleşir. Çalışanlar ise parçası oldukları şirkette kendilerine değer verildikçe mutlu olurlar.